13 yaşında ayağına hiç top değmemiş bir çocukken antrenmana çıkan Zeynep Mestan, bugün 22 yaşında Turgutluspor’un baş antrenörü. Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nden gelen teknik bakış açısı, Konak Belediyespor’da başlayan resmi kariyeri ve erkek süper amatör takımında geçirdiği bir yıl, onu sahadan teknik alana taşıyan yolun parçaları.
Göreve geldikten sonra yöneltilen ağır eleştirilere “Turgutluspor’da Mourinho mu vardı?” diye karşılık veren Mestan, bu tepkilerin yaşından çok cinsiyetiyle ilgili olduğunu düşünüyor. womengool.com’a konuşan genç teknik direktör; futbola nasıl başladığını, kulüp yönetiminin kendisini neden tercih ettiğini, rol modelini ve sahada oynarken bir gün teknik direktörlük hayali kuran kadın futbolculara ne söyleyeceğini anlatıyor.
Futbola başlama hikâyenizi anlatır mısınız? Beden eğitimi öğretmeninizin sizi yönlendirmesi süreci nasıl gelişti?
İlk futbola başladığım dönem bir kulüple ilişiğim yoktu. Kadın futbol kulüplerinden de pek haberdar değildim. 13 yaşında ayağına hiç top değmemiş bir insan olarak antrenman yapmaya başladım. Sonrasında beden eğitimi öğretmenim benim azmimi görünce okul takımı kuralım, müsabakalara gidelim dedi. Okul takımından sonra o dönem evime yakın olan Fikri Altay Spor Kulübü’nde Mustafa Sezer hocamla tanıştım. Beni süper amatör takımlarının antrenmanlarına aldı. Bir sene kadar erkeklerle süper amatör takımında antrenman yaptım. Sonrasında Mustafa hocam, Konak Belediyespor antrenörü Ali Alanç hocamı arayarak beni Konak Belediyespor’a gönderdi. Resmi futbol kariyerim de orada başladı.
Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’ndeki eğitiminiz, teknik direktörlük vizyonunuzu nasıl şekillendirdi?
Ege Üniversitesi’nin futbola antrenör ve yönetici yetiştiren bir fabrika olduğunu düşünüyorum. Özellikle futbol branşındaki öğretim üyelerimizin her davranışını dikkatle izleyip öğrenmeye çalıştım. Orada sadece sporun özelliklerini değil, aynı zamanda bir oluşumu nasıl doğru yöneterek başarıya götürebileceğinizi de öğreniyorsunuz.
Kulüp yönetimi sizi bu göreve getirirken hangi gerekçeleri öne sürdü? Sizi diğer adaylardan ayıran neydi?
Kulübümüzdeki tüm antrenörlerin kalifiye olduğunu ve bu göreve yakışacaklarını düşünüyorum. Benim başa gelmemin sebebi en başından beri yeni yapılanmanın içinde olmam, işleyişin tamamen farkında olmam ve elimdeki oyuncu havuzunun daha geniş olması olabilir.
Turgutluspor’dan teklif geldiğinde ilk tepkiniz ne oldu? Kabul etme sürecinde tereddüt yaşadınız mı?
Başkanım bana söylediğinde çok şaşırdım, şaka yaptığını zannettim diyebilirim. Ama sonrasında hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Böylesine büyük bir camianın baş antrenörü olmak her zaman gelecek bir fırsat değil.
Eleştirilerin cinsiyetimle ilgili olduğunu düşünüyorum. Amatör kümede tek 22 yaşında çalışan antrenör ben değilim.
Göreve başlamanızın ardından gelen ağır eleştirilere “Turgutluspor’da Mourinho mu vardı?” diyerek karşılık verdiniz. Bu eleştirilerin büyük kısmının yaşınıza mı yoksa cinsiyetinize mi odaklandığını düşünüyorsunuz?
Eleştirilerin cinsiyetimle ilgili olduğunu düşünüyorum. Amatör kümede tek 22 yaşında çalışan antrenör ben değilim. Turgutlu büyük bir camia ve elini taşın altına koyan insanlar varken bu insanları daha işe başlamadan eleştirmemek gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu yönetim Turgutluspor’un başına gelmemiş olsaydı Turgutlu lige bile katılamayacaktı. Açık konuşmak gerekirse benim bu işin altından kalkamayacağım düşünülse emin olun ki takımın başına getirilmezdim. Altına girilen borç, transfere ayrılan bütçeler küçük paralar değil. Bu bütçeleri kimse, yapamayacağını düşündüğü birine sırf reklam olsun diye vermez.
Kariyerinizde sizi en çok etkileyen ve rol model olarak aldığınız teknik direktör kim?
Bu soruya yine bir kadınla cevap vermek istiyorum. Konak dönemi antrenörümüz Monica Raluca Simes diyebilirim. Hem oyun bilgisi hem hamle yeteneği olarak üst seviye bir antrenör olduğunu düşünüyorum.
Son olarak bu röportajı okuyacak, belki de sizin gibi sahada oynarken bir gün teknik direktörlük hayali kuran birçok kadın futbolcu var. Onlara, bugüne kadar yaşadıklarınızdan yola çıkarak hem cesaretlendirici hem de gerçekçi bir tavsiye vermeniz gerekse ne söylerdiniz?
Hiçbir zaman vazgeçmesinler. Hayat bazen fırsatları önünüze hiç beklemediğiniz bir anda çıkartıyor. Ben de bu fırsatı eline almış bir kadın olarak sadece kendim için değil, kız kardeşlerim için de çok çalışıp şampiyon olacağım.